Sevgililer Günü Özel Fırsat Duvar SaatiÖzel tasarımı ve çok kaliteli dijital baskılı Duvar saati Sessiz Aynı zamanda Bir tablo kalitesinde.
Bilindiği gibi Asp.Net’te tasarladığınız sayfalarda bazen Türkçe karakter sorunu yaşayabilirsiniz.
bunu gidermek için yapmanız gereken
web.config dosyasının içinde system.web’in içine aşağıdaki kodu eklemek
<globalization requestEncoding=“iso-8859-9“ responseEncoding=“iso-8859-9“ culture=“tr-TR“ uiCulture=“tr“ fileEncoding=“iso-8859-9“/>
Plesk kullancıları için, Asp.Net Ayarlarında encodingleri iso-8859-9 yapın ve culture bölümlerinide türkiye
Böylece Sorun düzelecektir.
Bilindiği gibi MacOsx’de Windows gibi bir hibernate sistemi ancak pil durumu azaldığı zaman MacOSx tarafından Sleep modundan çıkartılarak geçiliyor.
MacOSx’ in Sleep olayı şu şekilde oluyor. Eğer şarjınız varsa Windows Sleep gibi çalışıyor, fakat şarjınız bitmişse Hibernate yapıyor, o zaman birkaç ufak aksiyonla bu davranışı değiştirebiliriz.
İşte Size Değişiklikler
Aşağıdaki satırı Terminale yazın
Terminal: Applications ≥≥ Utilities içerisinde.
> pmset -g | grep hibernate
Siğe aşağıdaki cevap dönecek.
hibernatefile /var/vm/sleepimage
hibernatemode 3
Görüldüğü üzere default değerimiz 3, bu default değeri değiştirip Windows Hibernate şekline çevirebilirsiniz.
Diğer seçenekler:
0 – Legacy sleep mode. (Sleep esnasında herşey Ram’ de, Windows’ daki Sleep) (Açılış – Kapanış Hızlı)
1 – Legacy “Safe Sleep”. (Sleep esnasında herşey HDD’ de, Windows’ daki Hibernate) (Açılış – Kapanış Yavaş)
3 – Default. (Şarjımız yeterliyse 1, yetersizse 3 gibi davranır.)
5 – 1 gibi davranır, Secure virtual memory kullanır.
7 – 3 gibi davranır, Secure virtual memory kullanır.
Şimdi sleep mode u 5 yapalım.
> sudo pmset -a hibernatemode 5
işte bu kadar, artık Windows daki gibi bir Hibernate e sahipsiniz.
MSDN’de artık Visual Studio için Türkçe Forum desteği mevcut.
http://social.msdn.microsoft.com/Forums/tr/categories/
İçerisinde C# ve ASP.Net Forumlarıda Bulunuyor.
www.aklindatut.com , Günlük fırsat sitesi, Hergün tek ürün, Hergün yeni bir ürün, Aklındatut fırsatı kaçırma, Aklında tut fırsat sitesi, Alış verişin yeni adresi yarn ne çıkacağı belli değil, gerçekten güzel bir site, değişik tasarımı reng değiştirme özelliği çok enteresan. Ucuz Fiyat, kaliteli ürünler.
En büyük Resident Evil (RE) hayranlarından birinin nışanlısı olarak, bende bu furyaya katıldım. Nışanlım kadar olmasada bende artık Resident Evil seviyorum. İş böyle olunca, serinin son filmi olan Afterlife’ a gitmemezlik olmazdı.
Öncelikle bu filme nasıl hazırlandım onu anlatayım. Benim RE maceram, 2007 yılında vizyona giren, dörtlemenin üçüncü filmi olan Extinction’ ı televizyonda sadece başında bulunan klon Alice’ in (Milla Jovovich) deney labaratuvarından kaçış sahnesini izleyip, “hade len ne anlıyolar bu filmden” demekle ve aynı dönemlerde RE’ nin Code: Veronica isimli seri oyunlarından birine PS2 de şöyle bir göz gezdirerek ve yine “bu ne biçim oyun, bu nasıl kamera açısı?” diyerek başladı. Ps3′ te RE 5 çıktığında nışanlımla oturup oyunu defalarca bitirdik, itiraf etmem gerekirse ilk başlarda oyunu beğenmedim, ilk defa oynayan insanlara sıkıcı gelebilir, şayet oyun ilerledikce oyundan alınan keyf artmaya başlıyor. Her ne kadar oyunun kamera açıları yine benim sevdiğim tarz FPS oyunlarından kötü olsa da, oyunun akıp giden bir havası oluşuyor oynadıkca. Oyunun temel kurgusu sadece çıkan yaratıkları öldürmekle sınırlı değil. Çıkan değerli eşyaları, cepaneleri, iyileştirici çiçekleri veya spreyleri minimum düzeyde kullanıp, bir sonraki bölümde karşınıza çıkacak daha zor yaratıklar için cephane ve sağlık elemanlarını minimum düzeyle kullanmak ve ona göre bir strateji kurgulamak. Bu da sizi daha çok araştırmaya, daha çok eşyaların sağını solunu incelemeye itiyor. Oyunda o kadar çok gizlenmiş ve işinize yarayacak materyal var ki sürekle araştımak zorunda hissediyorsunuz kendinizi. Oyunun asıl amacı (RE 5 için söylüyorum), insanlığı yok eden T-virüsü’ nün yaratıcısı Unbrella Corporation’ın Başkanı ve en büyük düşmanınız Albert Wesker’ ı öldürmek. Bununla beraber, oyunu bitirdiğinizde size bazı opsiyonlar çıkıyor ve bazı silahları (benim favorim S&W M500 Magnum, biraz yavaş olsada çok güçlü
) sınırsız mermiyle oynama veya yeni kostümler, yeni senaryolarla oynama şansı buluyorsunuz. Bu da size oynadıkca daha çok oynama isteği doğuruyor.
Geçtiğimiz günlerde filmin ilk üç bölümü olan Residen Evil, RE: Apocalypse, RE Extinction filmlerini izledim. Filmlere başlamadan önce çok önyargılıydım, kafamdan hep yok canım böyle palavra olurmu yok T-Virus müş yok Zombiymiş yok yaratıkmış düşünceleri geçti… Oysa izledikce ve konuya hakim oldukca, birde oyunda gördüğüm karakterleri ve yaratıkları filmlerde görünce, insan ister istemez kendini bu seriye kaptırıyor. Zaten filmlerin en güzel özelliğinden bir tanesi, oyunlarda işlenen konunun dışına çıkılmaması. Evet, kendine has özgün bir yapısı var, ama RE filmlerinin temeli bir oyunun, filme çevrilmesi olunca, konunun dışına taşmaması RE hayranlarının filmden beklentilerinin tatmin edildiğini söyleyebilirim.
Ve gelelim dün gittiğim Residen Evil: Afterlife’a, “Abi adamlar yapmışlar yauu” dedirtecek filmdi bence. Hayatında hiç RE izlememiş biri için filmin konusu kişiyi filmden uzak bırakabilir, ama efektleri için bile izlenilmeye değer. Birde filmin önceki bölümlerini izlediğinizi, hele birde son oyunu ve bir öncekini oynayanlar için “Şahane Tadından yinmez” dedirtecek bir filmdi. Birde işin içine 3D girince offf offf offf… Filmin efektleri ve özellikle müzikleri bir harika. (müzikler gaz, yardırıyor…) Project Alice karakteri güçlendikce güçlenmiş ve efektlerle beraber gerçek gücünü daha keyifli izlettiriyor. Filmde birde sürpriz var, daha önceki filmlerde olmayan ama sürekli oyunlarda bulunan Chris Redfield karekteri. Oynayan aktör ise Prison Break serisinden hatırlıyacağımız Wentworth Miller. Daha öncede belirttiğim gibi, filmin güzelliği oyundaki karakterlerin ve yaratıkların filmle bütünleşmesi ve filmde bu karakterlerin ve yaratıkların tiplemerinde ve animasyonlarında oyuna sadık kalınması. Mesela yeni nesil T-Virus’ e maruz kalmış ağızlarında uzuvlları çıkan zombiler son oyundan, virüs kapmış ve yine kafaları iktarafa ayrılan köpekler, filmin bir sahnesindeki dev bir önceki oyundan, ama en çok etkileyen karakter ise kötü olmasına rağmen o kötülüğü ve oyundaki kötü karakteriyle örtüşen tüm ihtişamı ile Albert Wesker. Shawn Roberts’ ın oynadığı karakter gerçekten tüm karizmasıyla gözler önüne serilmiş. Birde bir sahne varkı aynı RE 5 oyunundaki (izleyebilecek olanlara saygımdan hangi bölüm olduğunu söylemiycem) bir bölümden, hareketleri, davranışları aynı ve çok iyi efektlerle bezenmiş, tam anlamıyla karakter filme yansıtılmış. Daha oyundan vizyona aktarılmış okadar çok detay varki, tekrar tekrar izlemek gerek filmi. Birde filmde bir sahne varki, burada Jill Valentine (Sienna Guillory) karşımıza çıkıyor ve bize bir sonraki filmin yolda olduğunun ilk sinyallerini veriyor.
Sonuç olarak filmi çok sevdim, özellikle 3D efektlerini, filmin atmosferini ve müziklerini. Birde nışanlımın bu derece fan olduğunu görünce ve bir filmi soluksuz izlediğine şayit olunca daha bir mutlu oldum. Şimdi Ona daha çok hak veriyorum, film ve oyunlar izlenilmeye ve oynanılmaya değer.
Keşke şöyle bi oyun olsa Cooperatif oyunda, iki kişide klon Alice olsa, oyunun tek eksiği Alice karakteriyle oynayamamak.
Not: Milla Jovovich’ in (Alice Karakteri) saçlarını beğenmedim , eski hali daha iyiydi.
www.hotelsbookingistanbul.com is perfect site for booking hotels in istanbul. I recommend this cheap online booking istanbul hotels site. this site include information’s about Istanbul holtels. Therefore it will hava an service for booking istanbul hotels
Her gün biri çıkar, başlar, benim ben demeye,
Altınları, gümüşleriyle övünmeye.
Tam işleri dilediği düzene girer,
Ecel çıkıverir pusudan: Benim ben, diye.